Herşey güçlü bir CHP için

CHP Hamburg ve Schleswig-Holstein Birliği yaşanan tartışmalar sonucu Olağanüstü Genel Kurul'a gidiyor.

Kartalweb / Hamburg
1. April 2018


CHP Hamburg ve Schleswig-Holstein Birliği'inde sular durulmuyor. Kasım 2016'da yapılan olağan Genel Kurul toplantısında Başkanlık için tek aday olarak çıkan Coşkun Coştur 95 mevcut üyeden 68 oy alarak başkanlığa seçilmişti. Coştur'un 15 aylık görev süresindeki gelişmelerin bazı Yönetim Kurulu üyeleri tarafından tek adam rejimi olarak yorumlanması sonucu, Yönetim Kurulunda gruplaşma yaşandı. Durumu üyelere anlatmak için yapılan toplantıda muhalif gruptan Başkan Yardımcısı Ali Rıza Al, Sekreter Aytül Kılıç ve YK Üyeleri Erdal Öztürk ile Abbas Ergel gelişmeleri üyelerin bilgisine sundular.

Ara ara tansiyonun yükseldiği toplantı Nobistor caddesindeki Alevi Kültür Merkezi salonunda yapıldı. Toplantıda Denetleme Kurulu üyeleri Erol Buldak, Nebahat Ercan, Ali Akdemir ile üyeler, misafirler ve basın mensupları hazır bulundu.. Toplantıya ilk konuşmayı yapan Başkan Yardımcısı Ali Rıza Al, bu toplantının yapılma amacını anlattı. Al, Referandum sonrasındaki gelişmelerde başkan Coştur'un Yönetim Kuruluna bilgi paylaşımı yapmadan bazı önemli kararlar alıp Yönetim kurulunu bilgilendirmediği ve tek başına hareket ederek Yönetim Kurulunun sağlıklı çalışmasına engel olduğu yönünde bir takım idialarda bulunarak özetle şöyle şunları söyledi:

Erdoğan vari davranma!
"CHP Hamburg ve SH Birliği sosyal demokrat çizgiden çıkmış ve bizi bu seviyeye getiren, bizi küplere bindiren demokratik bir yapıdan antidemokrat tek kişilik bir rejime giden Erdoğan vari bir yönetim şekline dönüşmüştür. Bunu ben defalarca söyledim. Referandum süreci içerisinde çeşitli çalışmalar sırasında bazı yaptırımlar ile beni kontrol altına almaya çalıştı. Kendisine dedim ki, "Coşkun Bey sen beni yanında çalışan bir işçi gibi göremezsin!".. Gelecek seçimde ne başkanlığa ne de YK üyeliğine Genel Merkezin isteğine rağmen aday olmayacağım. Amacımız, Birliğin daha demokratik bir YK tarafından yönetilmesi ve 2019 seçimlerine daha güçlü "Hayır" gruplarını birleştirici bir Yönetim Kurulu ile yola devam edilmesidir.."

Erol Buldak ve diğer bazı üyelerin adı geçen kişilerin salonda olmamasından dolayı gıyaplarında konuşulmasının doğru olmayacağı yönündeki uyarılara karşı ise "Siz üyeler olup bitenlerin hepsini bilmiyorsunuz, bunları burada konuşmak bizim görevimizdir" denildi.

DİĞER KONUŞMACILARDAN ÖZETLER

Aytül Kılıç ; "Bu zihniyet AKP zihniyeti !"
" Aslında sorunun başlangıcı sayın Coştur'un CHP birliğine seçildiği gün yaptığı açıklamadır. O gün "HADD Başkanlığını dondurdum" dedi ve HADD ile CHP Birliği Yönetim Kurulu da bunu böyle kabul etti. Daha sonra HADD başkanlığından istifa edeceği yönündeki açıklamasından sonra sosyal medya üzerinden öğrendiğimize göre, dondurmuş olduğu ADD Hamburg Başkanlığından istifa etmemiş. Kendisinden her iki kurumun iyiliği açısından dondurmuş olduğu başkanlığından istifa etmesini istedik. Sonra gördük ki bu konuda eleştiri getirenlere sosyal medya üzerinden Beyzbol sopası ile gönderme yaparak karşı gelenleri içimize sızmış FETO'cular olarak damgalıyor. "Ben oy çokluğu ile başkan oldum, başkanlığımı sorgulatmam" diyor. Bu zihniyet benim mücadele ettiğim AKP zihniyetidir ve bunu kabul etmem mümkün değil. Etik olmayan, karşı taraf için doğru görmediğin şey, sen yaptığına doğru olmaz. Doğru muhalefet bu değildir. Bu zihniyetle CHP Hamburg ve SH Birliği'nin gideceği yol kalmamıştır. Çözüm olarak, bu işe gönül vermiş sosyal demokrasiyi özümsemiş AKP zihniyetini ve söylemlerini kullanmayan, "şahsi çıkar düşüncesi olmadan yapabilirim" diyen herkesin yanındayız."

Abbas Ergel:
"Bizim fikir ayrılığımız yok, hiç birimiz polemik de yaşamak istemiyoruz. Bizim enerjimizi birbirimize harcamamız hiç hoş değil, iki dudağının arasında her şeyi belirleyen bir güç varken, biz burada gücümüzü bir birimize karşı sarf ediyoruz. Bizler CHP'yi şahlandırmamız lazım. Altı Ok hazır, bizim bu okları yerinde kullanacak bir başkana ihtiyacımız var. Bizim gücümüz var , bu gücü yerinde kullanalım."

Erdal Öztürk:
"Ocak ayında yaptığımız toplantıda 11 kişi hazır bulundu ve 9'u "içinde bulunduğumuz bu durumu kamuoyuna duyurmadan olağan Genel Kurula kadar götürelim" dedi. Coşkun Başkan ise "Ben arkamda omurgalı elmanlar istiyorum, omurgasızlarla çalışmak istemiyorum. diye konuştu. Kendisine verdiğim cevap, " Biz sana Genel Kurul'a kadar götürelim derken senin bizi nasıl suçladığına bakıyor musun?".. Benim hiç bir çıkarım yok, ben bir CHP gönüllüsüyüm CHP'ye bir kişi kazandırabilirmiyim düşüncesi ile çalışıyorum." diye konuşan Öztürk programın sonunda "Başkan Coşkun Coştur'a bir teşekkür borcumuzu unutmayalım. Toplantılarmızı yapabilmemiz için işyerinin kapılarını bizlere açarak evsahipliği yapmıştır."dedi.

GENEL KURUL 15 NİSAN'DA MI ?
Üyelerin konuşmalarından böyle bir ayrışmanın doğru olmadığı, bunun CHP'ye zarar verdiği yönündeki eleştirilerde hemfikir oldukları gözlemlendi. En yakın zamanda olağanüstü Genel Kurul toplantısının yapılması yönünde düşünceler dile getirildi. Haftalar öncesinde Denetleme Kurulu'nun girişimleriyle varılan mutabakat doğrultusunda Olağanüstü Genel Kurul'un 15 Nisan Pazar günü yapılacağı yönünde açıklanmıştı.