Erol Buldak, Türkiye'deki Erken Seçimi Anlattı

CHP’nin Hamburg ve Schleswig-Holstein’daki yeni Başkanı Erol Buldak, daha koltuğuna oturmadan Türkiye’de erken seçim düğmesine basıldı. Bu süreçte neler yapacaklarını, gerek seçime ne gibi hazırlıklarla gireceklerini, gerekse de seçimlerin sonrasını, sosyal demokratların genel görüntüsünü ve gidişatını konuştuk.

Kartalweb / Hamburg
29 April 2018
Süleyman Deveci


Sayın Buldak Türkiye nere, Hamburg, Almanya, Avrupa nere? Buralarda yaşıyorken birden Türkiye siyaseti evimize kadar geldi, girdi. Buna karşılık esen rüzgâr yani yurt dışına açılmak hemen her partiyi etkiledi denilebilir. CHP’nin ilk yurt dışı örgütlenmesi nasıl doğdu, hangi ihtiyaçdan kaynaklandı? Bu konuda bir bilginiz var mı?

2013 yılında Avrupa çapında ilk örgütlenmeler Ali Kılıç’ın koordinatörlüğünde başladı. Tam olarak merkezi anlamda da Parti Genel Başkan Yardımcısı Loloğlu bünyesinde resmi olarak 3 Şubat 2013 tarihinde başlandı. O tarihlerde Başkanımız Kemal Kılıçtaroğlu’nun bu konu ile ilgili bildirgesini DGB (Alman Sendikalar Birliği)’de bizzat ben okumuştum. Sorumlu Durdu Özpolat vardı Yurt Dışı Genel Başkanlığı Yurt Dışı Koordinatör Yardımcısı’ydı. Olaya şöyle bakmak gerekir: Sağ cenah bu işlere bizden yıllar önce başlamıştı. Örneğin DİTİB veya Federasyonlar gibi yapılanmalar kırk yıldan fazladır faaller, örgütlüler, göçmenler arasında aktif ama sinsi bir politika yürütüyorlar. Gericiler o biçim örgütlenip göçmenlerin zihnini bulandırıyor, kendi kirli politikaları ile insalarımızı kolayca kandırabiliyorlarsa buna dur demek, itiraz etmek gerekiyordu. Bizler çagdaş uygarlık yolunda ilerleyen sosyal demokrat fikirlerimizle geç bile kalmıştık. Dünya küçüldü artık, ülkemizde olup bitenlere biz yurt dışında yaşayanlar duyarsız kalıp sadece izleyiciler gibi bakamazdık. Aktif, güncel, ihtiyaca yanıt veren politikalar üretmek ve pratiğe geçirmek zorundaydık. Emeklilik, çifte vatandaşlık, ana dilde eğitim gibi konular programlarımız dahilindeydi. Dediğim gibi Avrupa’nın dört bir yanında ve Amerika’da dahil olmak üzere aynı tarihlerde faailiyete geçtik.

Peki CHP Hamburg fikri nasıl oluştu? İçinde yaşadığımız kentte sosyal demokratlar için örgütlenmek, memleket odaklı politikalar üretmek veya oraya destek sunmak gibi düşünceler nasıl oluştu? Sonra Schleswig-Holstein nereden çıktı? Berlin’de daha çok Türkiyeli göçmen yaşıyorken Kuzey Almanya denilseydi daha kolay olmaz mıydı?

Demin de dediğim gibi Avrupa’nın hemen her yerinde aynı tarihte ve aynı anda başlangıç düğmesine basıldı. Zaten Berlin, Bremen, Hannover bu yapılanmanın içerisindeler. Bizler de Kiel, Lübeck ve Lüneburg’u da içerisine katarak Hamburg ve çevresini kapsayan bir yapı oluşturalım istedik. O yüzden CHP Hamburg ve Schleswig-Holstein olsun dedik.

Yeni başkan seçildiniz. Öncelikle bendeniz de sizi bu zor ve zahmetli uğraşınızda kutlar, başarılar dilerim. Gerçekleştirmek istedikleriniz neler? Kafanızda bir taslak, hazır bir program şimdiden var mı? Bu konuda neler söyleyebilirsiniz?

Kısaca son gelişmeleri takip etmeyenler için tekrarlayacak olursak bilindiği üzere Hamburg’da Olağanüstü Genel Kurul’a gidildi. Normal bir genel kurul değildi. Mevcut yönetimde uyumsuzluklar baş göstermişti. Kurucu üye arkadaşlar bu olumsuz gidişata müdahale etmek istedik. Ekibimizle aday olduk. Var olan sorunları kişiselliştirmeden daha iyi yapacağımızı anlattık. Üyeler ve gönüllüler de ikna oldular ve ciddi bir farkla bizleri seçtiler. İlk toplantımızı yaptık. Birden ortaya çıkan ve öne alınan seçimler vesilesiyle şimdilik tek bir gündemimiz ve hedefimiz var. Bu seçimlere en kapsamlı ve verimli şekilde hazırlanmak. Üzerimize düşen görev ve sorumlulukları yerine getirmek.
Bizler Cumhuriyet Halk Partisi olarak bu şehirde sol kültürü benimseyen, muhalif, bu bozuk düzenle derdi, sorunu olan, muhalefet olarak en geniş yelpazeyi kapsamak, onlara hitap etmek, onlarla ortak bir platform oluşturmak ve birlikte hareket etmek istiyoruz. Bu benzersiz girişim tutarsa eğer belki Almanya hatta tüm Avrupa’ya yayılacak.
Seçimler sonrasında da anlayışımız farklı olmayacak. Sol, demokratik, uygar, Avrupa’nın değerlerini benimsemiş insanlarımızla yolumuza birlikte devam edecek, ortak politikalar yürütecek, hem siyaseti hem de hayatımızı daha yaşanılır kılacak, daha kaliteli, daha seviyeli bir siyaset yapacağız.


Geçmiş yıllarda Hamburg’da kaç seçmen CHP için oy kullandı bundan haberiniz var mı? Hamburg ve Schleswig Holstein olarak genel sayıları biliyor musunuz?

Hamburg ve çevresine yaklaşık olarak 84 bin seçmen var. Biz CHP olarak gerek 2015’deki genel seçimlerde, gerek 16 Nisan 2017’deki anayasa değişikliği ile ilgili referandumda üçüncü parti olduk. Birinci AKP, ikinci HDP’ydi. HDP’nin ikinci parti olmasında Turgut Öker’in rolü önemliydi. Onun HDP’den aday olması Alevilerin oylarının yurt dışında onlara gitmesini beraberinde getirdi. Ama bu seçimde ben şahsen ikinci parti olma şansımızın daha yüksek olduğunu düşünüyorum. Bu seçimden daha umutluyuz. Birkaç seçim tecrübemiz olduğu için iddialı konuşuyorum. Konsolosluğun koşullarının çok uygun olmamasına rağmen umutluyuz.
CHP’nin gerek yurt dışında, gerekse yurt içinde de birleştirici, muhalif ve ciddi bir gücü olduğuna ben yürekten inanıyorum. Yapacağımız faaliyetler bu anlayışla olacaklar. Mayıs ayının başlarında seçimlerle ilgili ilk toplantımızı Bergedorf’ta yapacağız.
Sorunuza gelecek olursak aslında yanıtlar çok katmanlı diyebiliriz. Dediğim gibi son üç seçimde de biz üçüncü parti olduk. Seçmen rakamlarına bakınız, bir de seçime gidip oy kullanan insanların sayısına bakınız. Neredeyse insanlarımızın yarısı zahmet edip oy kullanmaya gitmiyorlar. Ben bunların hemen hepsinin okumuş, aydın, sol kültürden beslenmiş ama oy kullanmaya gitmezlerse eğer vatanımızı, memleketimizi bekleyen tehlikenin farkına henüz varmamış insanlar olarak tanımlıyorum. Umarım gözlerini açtıklarında iş işten geçmemiş olur



Gelelim yaklaşan seçimlere. Bu konu hakkında neler düşünüyorsunuz? Yaklaşan seçimlerle ilgili genel düşünceleriniz neler?

Genel Merkez gibi bizde seçim tarihi olarak 2019’u bekliyorduk. Bu yılın sonu veya gelecek yılın başlarında ben bekliyordum. Ekonomik gidişattaki olumsuzlukları ben de gözlemliyorum. Ama bu kadar da erkene alınması bizim için de sürpriz oldu diyebilirim. Muhalefet tam bir bütünlükle sol bir blok oluşturarak ortaya çıktığında, ben referandumdan hayır çıktığı gibi Haziran seçimlerinde de olumlu sonuç alınacağından umutluyum. Belki buna da bir kılıf uyduracaklar, hırsızlık yapıp yine kendileri kazanmış gibi gösterecekler. Ama insanların bunlara olan inancı daha da yok olacak, sokaktaki insanın bunlardan duyduğu tiksinti daha da artacak. Açlık, eşitsizlik, hukuksuzluk, adaletsizlik, hoşnutsuzluk ayyuka çıkmış vaziyette. Şişirilmiş uydurma, kendilerinin bile inanmadığı balon haberlerle her gün çağ atlıyorlar, dünya liderliğine oynuyorlar. Aynı ayranı yok içmeye misali. Basın özgürlüğü, düşünce özgürlüğü ayaklar altında. Cezaevleri muhaliflerle dolu, OHAL ile baskılar arttıkça arttırılmış vaziyette. Bir avuç insana kıyak çekilen bir sistem oluşturdular. Bir tek onlar hallerinden memnun, buna rağmen utanmadan mağdur edebiyatı yapmaya devam ediyorlar.

Seçmenlerin, oy kullanacakların CHP’yi seçmeleri için sizce en doğru nedenler neler? Bize CHP’nin seçilmesi için hangi gerekçeleri söyleyebilirsiniz?

Anavatanımızda hak, hukuk, eşitlik, adaletsizlik, kadın hakları, çocuk hakları, bir bütün olarak insan hakları, azınlıkların hakları konularında yığınla sorun ve Kürtlere karşı sürdürülen kirli savaş devam ediyor. Savaş kışkırtıcılığı ile bu hükümet ayakta durmaya çalışıyor. Tarihteki her diktatörlük gibi bunlar da kandan besleniyorlar. Çeteleler tutarak katledilen insanların sayılarını açıklıyorlar. Sizin hiç mi esiriniz, tutsağınız olmaz? Hepsini mi öldürüyorsunuz, bu ne kan sevdası, bu ne savaş hayranlığı ve kışkırtıcılığı? Suni ve kanlı gündemler yaratıp halkı uyutabileceklerini sanıyorlar ama büyük yanılıyorlar. Tarih bize her türden kanlı rejimin yıkılıp kaybolduğunu gösteriyor. Sırf buna dur demek için seçmenler oy sandıklarına gitmelidirler.

Geçmişte CHP gurbetçilere ne gibi tekliflerde bulundu. Malum halkımız pragmatizmi sever. Bedava makarna, kömür veya eşantiyon veren partilere daha meyilliler. Siz göçmene ne vaat ediyorsunuz, onlara ne vereceksiniz?

Biz onların her türden beklentilerine tabiki hitap ediyoruz. Gurbetçiler burada tanık oldukları, bizzat yaşadıkları hakları, demokrasi anlayışının ve kültürel mirasının memlekette de yaşanılmasına neden itiraz etsinler, aksine bunu teşvik etmeleri lazım. Kökleri, yakın akrabaları, hemşerileri daha iyi ve kaliteli bir yaşam standardına neden kavuşmasınlar? Ben buna itirazları olacağına inanmak istemiyorum. Mecliste sunduğumuz teklifler ortada. Emeklilerin ekonomik sorunlarının çözümü için somut önerilerde bulunduk. Ek gelirleri olabilsin istedik. Sonra Türkiye’ye uçan gurbetçiler için belli bir bilet fiyatı uygulanmasını teklif ettik. Türkiye’ye yapılan havalelerde kolaylıklar sağlansın, ek ödemeler kaldırılsın dedik. Devletimiz buradaki kimsesiz insanlara sahip çıksın en azından vefatlarından sonra memleketlerine defnedilebilmeleri ücretsiz olsun teklifinde bulunduk. Sonra hepimizin bitmeyen çilesi Kapıkule var. İzin dönemlerinde ek personel çalıştırılsın talebinde bulunduk. Bütün bu adını saydığımız önerileri mecliste tek tek reddeden yine bunlardı. Bunlar aslında göçmene de düşmanlar.
Sosyal yardım alanların Türkiye’deki mal varlıklarını, mevduat hesaplarındaki paranın miktarını bunlar Almanya ile anlaşmalar yaparak ifşa ettiler. Çifte vatandaşlığı bile bile ortaya atıp insanlarımızın Almanya’da kendilerini ihbar etmelerini dayatarak onları buna mecbur ederek nice oturumun iptaline vesile oldular. Yurt Dışı Bakanlığı kuracağız dediler, nice suç çetesi, ajan yapılanmalarının kurulmasına ağırlık verdiler. Kamuoyu bunların hepsini biliyor. Muhalefetin yurt dışında da seslerini kısmak için uğraşıp durdular.
Son olarak diyoruz ki „Yalnız Değilsin Türkiye“. Bizler de kendi çapımızda desteğimizi sunacağız.
Teşekkür ederim.