Yazar Esma Arslan HTBB Antalya Gezisini değerlendirdi

Yazar Esma Arslan, Hamburg Türk Basın Birliği’nin (HTBB) Antalya Bilim Üniversitesinin davetlisi olarak gittiği  üniversite ve Antalya’da ki temaslarını değerlendirdi.

Bu genel değerlendirmeler ile sevgili okurlar bu yazı ve haber dizimi sonlandırmak istiyorum. Şimdiye kadar aldığım tepki ve geri dönüşler için hepinize teşekkür ederim. Okunduğunu bilmek güzel bir his. Gelelim asıl mevzuya: Kolay değil yirmi dört insan, gazeteci kaç günlük programlı bir gezi gerçekleştirmişler. Ayrıca basın birliği olarak bu güne kadar yapılan gezilerin en kapsamlısı burada sözü edilen. Samimi düşüncelerini katılımcıların ortaya dökmesi en yapıcı olacağı kanısındayım. Ki yanlışlarımız yol göstersin, bir daha tekrarlanmasınlar, hatalarımızdan dersler çıkartalım. Olumlu yanlar övülsün, önayak olan arkadaşların emekleri unutulmasın.

Yazımda olumlu bulmadığım eleştirilmesi gereken yanlar ile başlayıp iyi ve olumlu bulduğum yanlar ve övgüyle bitirmek istiyorum. Eleştiriyi nedense toplum olarak yanlış anlıyoruz. Gezeteci dostlarımda da bazen bu duruma rastlıyorum bir anlam veremiyorum. Oysa eleştiri bizi geliştirir, güçlendirir ve zenginleştirir kanısındayım. Genel gözlemim bence fotoğraf çekilmesi konusunda sırf bu iş için bir veya birkaç arkadaş görevlendirilebilirdi. Herkesin kişisel fotoğraf koleksiyonunu doldurma çabası ile haber için çok önemli olması gereken fotoğraflar birbirine karıştı. Yani sergilenenler profesyonellikten bana biraz uzakmış gibi geldi. Bir dahaki gezide bence üzerinde ayrıca durulmalı

O kadar arkadaş gittik, haberler oldukça zayıf ve yetersiz kaldı. Bana gelen tepkiler bu yöndeydi. Onca kalabalıktan daha zengin ve çok yönlü haber yapılabilirdi. Dışarıya bilgi akışı tek kanal üzerinden mı olmalıydı, yoksa isteyen kendi haberini kendisi yapma özgürlüğünü korumalı mı, kafam pek aydınlanmadı. Bu konuyu da bence konuşabilmeliyiz.

Bu benim düzenlenen böylesi gezilere ilk katılışım idi. Dezavantajları kadar avantajlarına da şahitlik ettim. Basından arkadaşlar aylık kahvaltılarda veye düzenli toplantılarda biraraya gelsek de birbirimizi yüzeysel tanıyoruz. Bu tür gezilerin bir amacı da hep birlikte kahvaltı masasında sohbet edebilmek, özel toplantılar dışında kaynaşmak, birlikte olabilmek. Maalesef ben bunu göremedim. İkişerli veya grup halinde, veya kankisi ile gelinip gidildi yemek masalarına. Arzulanan kaynaşma ve yakınlaşma bence pek gerçekleşemedi. Ben bunu bir eksiklik olarak görüyorum. Basının birbiriyle yakınlaşması, kaynaşması, farklı yanlarının tanınması gerçekleşemedi. Belki bu yan da ilerideki gezilerde dikkate alınır. Gruplaşmalar değil de kaynaşma olsa çok daha verimli olurdu.

Yapılan ziyaretlerde belki grubun çok büyük olmasından kaynaklanıyor olabilir, zaman zaman bazı arkadaşlarımızın genelin uyumu dışındaki davranışları dikkat çekiyordu. Örneğin dolmuş veya otobüs seyahatlerimizde kendi aralarında sohbetlerde kaba ve argolu konuşmalar rahatsızlık vericiydi. Bizler birbirimizi tanıyor olabiliriz. Ama orada bir heyet olarak, HTBB, bir kurum olarak varız. Bu türden davranışlar kurumun geneline mal edilebilir, çok vahim yanlış anlaşılmalara yol açabilir.

Önceden verilen bilgiye göre belli bir otel kararlaştırılmıştı. Yönetim oy birliği ile karar almış ve bu otel saptanmış. Her arkadaşa da bu bilgi iletilmiş. Biz İstanbul Havaalanı’na indiğimizde tesadüfen gelen bir mesaj ile adı verilen otele giden bir arkadaşımızın bu otele alınmayıp kapıdan geri çevrildiğini öğrendik. Bu arkadaş sayesinde otelin değiştirildiğini, onun hiçte hoş olmayan bir davranışla karşı karşıya kaldığını öğrendik. Organizatörler bizleri havaalanında karşılayacakları için orada zaten herkese söyleriz düşüncesinden yola çıkmışlar. Geziye memlekette bulunup oradan katılan arkadaşlara zamanında bilgi akışı gerçekleşebilmeliydi.

Gelelim övülecek özelliklere: Program güzel ve dolu dolu organize edilmişti. Ufak tefek aksaklıklar bu muhteşem organizasyona kıyasla sözü dahi edilemez. Bu tür gezilerin bizi zenginleştirdiği, ufuk açtığı, yeni bakış açıları kazandırdığı bir gerçek. Böylelikle güzel Türkiye’mizi, işverenlerimizi, üniversitelerimizi, resmi veya sivil toplum kurum ve kuruluşlarımızı tanımış oluyoruz. Her gezide farklı kuruluşlar ve insanlar ziyaret ediliyor. Bakış açımızı, görüş açımızı geliştirip zenginleştirdiğine inanıyorum. Özellikle yazar ve gazeteci arkadaşlar için bulunmaz bir ortam. Çünkü kulaktan dolma haberler değil aksine birebir canlı canlı yaşayıp görüp, haber değerini görenler haberlerini yapabiliyorlar.

Başlı başına böyle bir geziyi organize edip gerçekleştirmek büyük bir başarı. Bunu överek basın birliğimizin hanesine yazabiliriz. Kendi adıma emeği geçen her bir arkadaşımıza tek tek teşekkür ederim. Gösterilen konukseverliği de unutamayız. Evsahiplerimize de ben buradan teşekkür etmek istiyorum.


Yazar ve Şair Esma Arslan / 22.11.2019

https://yazaresmaarslanblog.wordpress.com/2019/11/12/htbb-antalya-gezisi-i/

https://yazaresmaarslanblog.wordpress.com/2019/11/13/htbb-antalya-gezisi-ii/

https://yazaresmaarslanblog.wordpress.com/2019/11/18/htbb-antalya-gezisi-iii/


https://yazaresmaarslanblog.wordpress.com/2019/11/20/htbb-antalya-gezisi-iv/?fbclid=IwAR0xT-YJN4_HJV2ia8BhW3yw9dKyfYtbb16mvogriBVMYQ2gJN-968fNTXI

https://yazaresmaarslanblog.wordpress.com/2019/11/22/htbb-antalya-gezisi-v/

https://yazaresmaarslanblog.wordpress.com/2019/11/21/htbb-antalya-gezisi-ozel/

Ersten Kommentar schreiben

Antworten

Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht.


*